Hint Okyanusu üzerinde 400.000 km2 lik bir alana yayılan ve toplam 115 adadan oluşan Şeyseller de doğa her zamanki güzelliği ile varlığını sürdürüyor.Şeffaf bir kumaşın üzerine rasgele serpiştirilmiş süslemeleri andıran küçüklü büyüklü adalardan bazıları,granit kaya oluşumlarını barındıran volkanik adalar.Diğerleri ise deniz seviyesinden birkaç metre yükseklikteki küçük mercan uzantıları.Tropikal hayatın türlü renklerine bürünen Şeysel adaları dünyada nadir rastlayabileceğiniz güzelliklerden.Onardan birine ilk kez ayak bastığınızda,kendiniz ıssız bir adaya terkedilmiş gibi hissedecek ve beklide endişeye kapılacaksınız ama sonra sizde bir doğa sarhoşu olup çıkacaksınız.
Adalar,büyüklükleri,coğrafi konumları ve biyolojik özellikleri bakımından farklılık gösterse de bir yönden her zaman aynılar.Onlardan birinin üzerinde iken etrafta sizden başka kimsenin olmadığı izlenimine kapılıyorsunuz.
Örneğin; Cousine İsland en fazla 8 kişiyi barındıracak büyüklükte.North İsland o kadar uzun zamandır kalıcı bir nufusdan yoksun ki,geride bırakılan inekler tamamen vahşileşmiş.Anonyme,en fazla 3 kişiye yetecek büyüklükte kumsala sahip.Alphonse grubunun ziyartçisi o kadar az ki bir palmiyeden ötekine uzanan örümcek ağları etrafı kuşatmış durumda.Birde Silhouette var,tabii.Şeysellerde en büyük üçüncü ada olan Silhouette sık ağaçlarla kaplı ormanın nedeni ile ilk kez arap tüccarların ayak bastığı 9.yy dan beri topraklarının büyük bir bölümü doğru düzgün keşfedilememiş adada sadece iki küçük kara şeridi oturmaya elverişli;biri LA PASSE diğeri ise sadece 6 kişinin yaşadığı GRANDE BARBE.Ormanı kaplayan ağaçların arasında girdikten dakikalar sonra gökyüzü ve deniz tamamen gözden kayboluyor.Nerden geldiğini ve hangi hayvana ait olduğunu bilmediğiniz sayısız ses çınlıyor kulaklarınızda.Hükümetin Silhouette yi hemen elden çıkarmamasının nedeni tabiî ki la passe deki küçük köy değil,adanın büyüklüğü ve zenginli.Daha küçük adaların çoğu yıllardır satılıyor ve bazıları hala satılık.Silhoutte karşısındaki güzeller güzeli North İsland Amerikalı ve Güney Afrikalı iş adamları tarafından oluşan bir konsorsiyum tarafından satın alınmış.Daha önce Cousini alan ‘Royal Society for Nature Conversation’,artık alidenin de sahibi.Amirantes deki ‘ D’ Arros,İran şahının yeğenine ; Fregarete island ise ismini gizlemeyi tercih eden bir Alman iş adamına ait.Yinede tehlike altındaki hayvan türlerini ve doğal çevreyi kurtarmak için o kadar çok zaman ve para harcanmış ki çoğu ada hala hükümet koruması altında.Şeysel adalarının en büyüğü olam Mahe ülke nufusunun %90 ını barındırıyor.Başkent Victoria nın yanı sıra,uluslar arası havaalanı ve limanlarda 142 km2 lik bir alana yayılan bu adada bulunuyor.Huzur arıyorsunuz MAHE de bulmanız biraz zor.
Seyşellerde turizmin hala gelişme aşamasında olması aslında şaşırtıcı değil.Çünkü ülkenin geçmişi o kadar da eskilere dayanmıyor.Pek çok tarihi kaynakta,Şeysel adalarının 1502 de Vasco da Gama tarafından keşfedildiği yazılıyor.Aslına bakarsanız bu tam olarak ta doğru değil çünkü o sadece bir kısmını yani Amirantes Adalarını keşfetti.1903 de İngiliz kolonisi haline gelen ülke,1967 yılında hala bir Koloni iken sadece 771 turistin ilgisini çekebilmiştir.Neyse ki 1971 yılında uluslar arası Havaalanının açılması ile turizm gelişmeye başladı ve bundan 5 yıl sonra ise Şeyseller bağımsız bir Cumhuriyete dönüştü.
Praslin İsland
Şeysellerin ikinci büyük adası olan Preslin,Mahe den sadece 15 dk uçuş mesafesinde.Tekne ile yolculuk yapacaksanız bu süre 2 saate çıkıyor.Yaklaşık 35 km kuzey doğusundaki Mahe ye oranla Praslin de hayat daha yavaş akıyor.Tıpkı,bir zaman makinesında geriye doğru yolculuk yapıyormuşsunuz gibi.Ada da yaşayan 5000 kişi,Anse Volbert, Grand Anse ve Baise Ste Anne gibi küçük yerleşim bölgelerinde toplanmış.Çeşitli bölgelerde,akıl almaz şekillere sahip büyük granit parçaları ve 900 farklı balık türünü barındıran mercan resifleri bulunuyor.İç kısımların çoğu ise bakir ormanlar ile kaplı.Dünayanın en buyuk kabuklu yemiş olarak ünlenen ‘Coco de Mer’ agacının yanı sıra,pek çok kertenkele çeşiti ve nadir bulunan kuş türlerini barındıran ve UNESCO tarafından 1984 yılında koruma altına alınan Valle De Mai ulusal parkıda Praslinde.
Sağladıkları kaliteli hizmet ile ön plana çıkan ada otellerinden en ünlüsü 1999 yılının aralık ayında açılan Lemuria Resort.1.sınıf hizmet anlayışının hakim olduğu otelde 80 ast ve 8 üst Suit var.Otele Praslinin en güzel 2 kumsalına yakın bir yerde konuşlanmış;Granda Anse Kerlan ve hilal şeklindeki Petite Anse Kerlan.
Teoride tüm kumsallar halka açık olsada profesyone güvenlik görevlileri davetsiz misafirlerin rahatsızlık vermesini engelliyor.Adada Anselazio ve Anse Georgette olmak üzere 2 kumsal daha var.Tenis kortları,golf alanları,Sağlık merkezinin bulunduğu Lemuria nın çalışanlarının tamamı Mauritis dan gelmiş.
Bird İsland
Mahe den deniz yolu ile 6-8 saatte havayolu ile 30 dakikada ulaşılan adanın sahibi Şeyselli Jose Juneau ile son 20 yıldır Bird İsland Lodge u işleten Guy ve Maria-France Savy.Okyanustan sadece birkaç adım uzaklıkta bulunan Bird island Lodge palmiye ağaçları arasında kurulmuş 24 ayrı bungolowdan oluşan yeni ve zevkli bir inziva köşesi.Etrafı tamamen bembeyaz kumsallar ile çevrilenen 25 sayfiye evinde kocaman yataklar,salon ,özel bahçeler ve denize bakan bir teras bulunuyor.
Adından da anlaşılacağı üzere tüm ada kuşların hakimiyeti altında.Bir çoğu sadece Şeysellerde yaşayan kuş türlerini gözlemlemek ziyaretçiler için eğlenceli bir deneyim olsada kuş dünyasının kendine has gürültüsüne alışmak biraz zaman alıyor.Palmiye ağaçlarını ve mavinin sayısız tonuna burunmuş suları ile ıssızlığın keyfini yaşatan adayı çevrileyen kumsalın ucu bucağı belli değil.Afrika 1600 km batıda Hindistan ise nerede ise 3000 km kuzeydoğuda.Adaya ayak basmanız ile birlikte Hint okyanusunun ortasında ıssız bir kara parçasında bulunuyorsunuz.Amaçda zaten bu;Ziyaretçinin kendini Robinson Crusoe gibi hissetmesi,adanın ise bu etkiyi yaratması.
Fregate İsland
Fregate in ilk ziyeretçileri geçici bir sığınak arayan korsanlar olmuş.Ada,onlara ihtiyacı olan her şeyi sağlamış.Gizli barınaklar,temiz su ve sınırsın yiyecek kaynağı.1744 de Fransız denizci Lazare Picault adayı keşfe çıktığında kayaların üzerine yuva kuran Fregate kuşları ile karşılaşmış ve adaya onların adını vermiş.Seysellerdeki en güzel kumsallardan biri olan Anse Victorin in de dahil olduğu mükemmel kumsalalrı,balta girmemiş ormanları,kocaman granit kayalıkları,patikaları,ender bulunan kuş çeşitleri ve dilden dile dolaşan korsan hikayeleri ile özellikle meraklı turistleri cezbediyor.
1998 yılında açılan Fregate İsland Private granit üzerine kurulan 16 villadan oluşuyor.Bu villaların inşası için tam 25 milyon dolar harcanmış.Uluslar arası Jet-sosyetenin paparazzi ve gözlerden uzak gizli bir yer olduğu için tercih ettiği Fregate İsland daki villalrın tümü yüksek duvarlar ile çevriliyor.
Denis İsland
Küçük bir mercan adası olan Denis e Mahe den havayolu ile 25-30 dakikada ulaşılıyor.Bir İsland ın 16 km doğusunda ve Mahe nin yaklaşık 90 km kuzeyinde bulunan Denis 1773 yılında adaya ayak basan Fransız denizci Denis De Trobriand ın adını almış.
Kaplumbağaların yumurtalarını bırakmak için sık sık uğradığı adanın bazı bölümleri sık palmiye ağaçları ile kaplı.Mercanlar ile çevrili bir Lagununde bulunduğu adada yaklaşık 50 kişi yaşıyor.Sınırları içerinde bir fener kulesi,artık kullanılmayan bir hapisane,bir çiftlik ve bir kilisenin bulunduğu adayı satın alıp üzerine otel inşa eden ilk kişi Pierre Burkhart olmuş.Dalış merkezlerininde bulunduğu Denis İsland ideal bir inziva köşesi.
Cousine İsland
Praslin in batı kıyısından yaklaşık 6 km uzaklıkta minik bir ada olan Cousine i Lemuria dan kolaylıkla görebilrsiniz.Adanın doğal yapısı tekne ile ulaşımı olanaksız kıldığından Mahe den Cousine yaklaşık 10-15 dakika süren helikopter turları düzenleniyor.Couisne island Resort ise adanın en ünlü oteli.1992 de adayı satın alan Güney Afrikalı bir iş adamı ilk iş olarak adayı ilk durumuna getirebilmek için yoğun bir koruma programı başlatmış.2.500 yerli ağaç dikilmiş ve inekten kediye kadar adaya yabancı ne kadar hayvan varsa adanın dışarısına çıkarılıp Şeyselşler e özgü az bulunur kuş ve kamplumbağa çeşitleri ithal edilmiş.
Eylül – Ocak ayları arasında yumurtaları kuma gömmek için sahile çıkan deniz kaplumbağalarını ve yumurtadan çıkan sevimli yavruları seyretmek her açıdan heyecan verici bir deneyim.Bu ada da doğayı en ilkel hali ile gözlemleme fırsatı bulabilirsiniz.